Şeriat Kapısı: İnsanın Kendini Arama Yolculuğu

Okunma: 124858
Sultangazi 12 Mart 2026 03:06
Videoyu Aç Şeriat Kapısı: İnsanın Kendini Arama Yolculuğu
A
a

İnsanlık tarihi boyunca hakikati arayan her yol, aslında insanın kendisini tanıma ve olgunlaşma yolculuğudur. Anadolu irfanının büyük erenlerinden Hacı Bektaş Velî, bu yolculuğu “Dört Kapı Kırk Makam” öğretisiyle anlatırken ilk kapı olan Şeriat Kapısı’nı “bir anadan doğmak” olarak tanımlar.

Bu tanım, ilk bakışta basit gibi görünse de içinde insanın varoluşuna dair derin bir bilgelik barındırır. Çünkü her insan aynı kaynaktan doğmuş, aynı hakikatin parçası olarak dünyaya gelmiştir.
 
Alevî öğretisinde şeriat kavramı çoğu zaman sanıldığı gibi yalnızca kurallar bütünü değildir. Aksine, insanın hayatı anlamlandırmaya başladığı ilk bilinç kapısıdır. Alevî gelenek ve göreneklerine baktığımızda bunun temelinde tasavvufun, yani hikmetin ve insan sevgisinin yattığını görürüz. Cem ayinleri, musahiplik geleneği, tevella ve teberra anlayışı, semahın derin anlamı, ocakların ulularını ziyaret etmek, matem yasları tutmak ve lokma paylaşmak; hepsi bu yolun insanı olgunlaştıran manevi duraklarıdır.
 
Alevîlik bir tasavvuf yolu olduğu için her kavram tek bir anlam taşımaz. Her kavram, insanın ruhsal olgunluğuna göre katman katman açılan bir anlam dünyasına sahiptir. Bu nedenle hakikat bir anda değil, zamanla ve ilimle anlaşılır.
 
Bunu anlatmak için verilen en güzel örneklerden biri arıdır. Şeriat kapısındaki kişi için arı yalnızca bal yapan bir böcektir. Tarikat kapısına gelindiğinde ise arının doğanın ve insanlığın hizmetinde çalışan bir varlık olduğu fark edilir. Marifet kapısında arının neden durmadan bal yaptığı anlaşılır ve bundan ders çıkarılır. Hakikat kapısına ulaşıldığında ise artık arı, insan, doğa ve Yaratıcı arasında bir ayrım kalmaz; hepsi aynı varlığın farklı tezahürleri olarak görülür.
 
Şeriat kapısındaki insan için en önemli adımlardan biri de bir pir bulmaktır. Çünkü insan hakikati tek başına ararken çoğu zaman yolunu kaybedebilir. Henüz ruh dünyası karanlıktayken doğru yolu bulmak kolay değildir. Bu noktada bir pir, bir mürşit ya da bir rehber insanın önünü aydınlatan bir ışık olur. Gerçek bir pir, kendisine gelen her talibin gönül kapısını aralayabilecek irşat gücüne sahiptir.
 
Bu arayışta sabır ve azim gösteren kişi, er ya da geç kendisine uygun bir yol göstericiyle karşılaşır. Çünkü hakikati arayanı hakikat de arar.
 
  1. İman Etmek: Hakk'ın birliğine ve peygamberliğe inanmak.
  2. İlim Öğrenmek: Hakk'ı ve hakikati öğrenmek için bilgi edinmek.
  3. İbadet Etmek: Allah'a kulluk etmek, kurallara uymak.
  4. Haramdan Uzaklaşmak: Kul hakkı yememek, kötü işlerden kaçınmak.
  5. Ailesine Faydalı Olmak: Aile reisi/bireyi olarak üzerine düşeni yapmak.
  6. Peygamberin Emirlerine Uymak: Hz. Muhammed'in (S.A.V.) sünnetine uymak.
  7. Şefkatli Olmak: Merhametli olmak, mahlukata merhametle yaklaşmak.
  8. 12 İmam'a iman etmek yani onların hak olduğuna inanmak
  9. Yaramaz İşlerden Sakınmak: Topluma zarar veren davranışlardan kaçınmak. 
  10.  “Tevellâ ve Teberrâ” Tevellâ: Hak’tan, doğruluktan ve Ehl-i Beyt’ten yana olmak; onları sevmek ve taraf olmak. Teberrâ: Zulümden, haksızlıktan ve zalimlerden uzak durmak; onları reddetmek.
 
Sonuç olarak şeriat kapısı bir başlangıçtır. Bu kapıdan geçen insan, kendisini tanıma ve olgunlaşma yolculuğuna ilk adımını atar. Bu yol sabır, ilim, sevgi ve hoşgörü ile ilerleyen bir yoldur. Ve bu yolun sonunda insan, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmenin hakikatine ulaşır.
 
Turan Güner
Şah Hatayı Cemevi Başkanı
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat