Yüzyıllardır Alevi toplumunun üzerine yapıştırılmak istenen, en ağır ve en incitici iftiralardan biri “Mum Söndü” söylemidir. Bu ifade, Alevi inancını, ibadetini ve ahlak anlayışını hedef alan bilinçli bir karalama dilidir. Ne yazık ki bu iftira, kulaktan dolma bilgilerle beslenmiş; okumayan, okuduğunu anlamayan zihinlerde hâlâ yaşamaya devam etmiştir.
Açıkça ifade etmek isterim ki: “Mum Söndü” Alevilere atılan büyük bir iftiradır.
Bu iftiranın tarihsel arka planı vardır. Ehlibeyt merkezli inancı benimseyen Aleviler, tarih boyunca iktidar odaklı din anlayışlarının hedefi olmuştur. Özellikle Emevî Devleti döneminde, bilinçli ve sistemli biçimde nifak tohumları ekilmiş; Alevi inancı yaftalanarak itibarsızlaştırılmak istenmiştir. Amaç nettir: Ehlibeyt yolunu savunanları toplumdan dışlamak ve baskıyı meşrulaştırmak.
“Mum” üzerinden üretilen bu iftira, cem erkânımızda yer alan çırağ uyandırma geleneğinin kasıtlı biçimde çarpıtılmasından ibarettir. Oysa biz, ibadetimizi gizli saklı değil; açık, onurlu ve Allah’ın kitabına dayanarak yaparız.
Kur'an-ı Kerim’de, Nur Suresi’nin 35 ve 36. ayetlerinde, Allah’ın adının anıldığı, yüceltildiği evlerde nurdan, ışıktan söz edilir. Çırağ; o dönemde çamdan yapılan ya da yağa batırılmış bir aydınlatma aracıdır. Biz de bu ayetlere dayanarak cemlerimizde ışık yakarız. Bu ışık karanlığı değil, hakikati temsil eder.
Cemde yaktığımız üç mumun anlamı da açıktır:
Birincisi, Allah’ın yeryüzüne indirdiği Kur’an’ın nuru içindir.
İkincisi, Hz. Resulallah’ın insanlığa tebliğ ettiği ilim ve irfan içindir.
Üçüncüsü ise Hz. Ali’nin velayeti ve imameti içindir.
Biz bu üç değeri yüceltiriz. Bunun dışında cem erkânında ahlaksızlık aramak, bilinçli bir kötülüktür.
Tarihte bazı kişiler, Ehlibeyt taraftarı olduğumuz için bizi hedef göstermiştir. Ebussuud Efendi ve benzeri zihniyetler, Müslüman kanı dökülebilsin diye Alevileri “kadın-kız tanımaz, anne-bacı bilmez” gibi çirkin ifadelerle aşağılamaya çalışmıştır. Bu, ne İslam’dır ne de insanlıktır.
Biz ibadetimizi Allah’ın kitabında yazan esaslara göre yapıyoruz. Cemlerimiz rızalıkla başlar, edep ve ahlakla yürür. Kul hakkı gözetilmeden yol tamamlanmış sayılmaz. Alevi yolu, insanı insan yapan değerlerin yoludur.
Şunu açıkça söylüyorum:
Bu iftiralara inananlar, Kur’an’ı okuduklarını sanıp anlamayanlardır. Eğer gerçekten okuduklarını anlayabilselerdi, İslam bu kadar kirletilmez, inançlar bu kadar düşmanlık malzemesi yapılmazdı.
“Mum Söndü” diye bir ibadet yoktur.
Ama yakılan nur vardır.
O nur da hakikatin, ilmin ve adaletin nurudur.
Turan Güner
Şah Hatayı Cemevi Başkanı