Bazı insanlar vardır; bulundukları ortama yalnızca varlıklarıyla değil, güzel yürekleriyle de anlam katarlar. Remzi Işık, işte o güzel insanlardan biri…
Sevginin, dostluğun, vefanın ve kardeşliğin kıymetini bilen Remzi Işık, çevresindeki insanlarla kurduğu samimi ilişkiler, güler yüzü ve içten kişiliğiyle gönüllerde ayrı bir yer ediniyor.
Hayatı boyunca insan ilişkilerinde samimiyeti ve güveni önemseyen Işık, dostluğu yalnızca iyi günlerde hatırlanan bir kavram olarak görmüyor. Onun için dostluk; zor zamanda yanında olmak, iyi günde sevincine ortak olmak, gerektiğinde bir telefonla hatır sormak ve insanı olduğu gibi kabul edebilmek anlamına geliyor.
İnsan Biriktiren Bir Kişilik
Remzi Işık’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de insanları birbirinden ayırmadan, herkese aynı samimiyetle yaklaşması. Onun dünyasında makamın, mevkinin, ekonomik durumun ya da sosyal statünün belirleyici bir anlamı bulunmuyor. Önemli olan insan olmak, gönül kazanmak ve güzel ilişkiler kurabilmek.
Bu nedenle Işık’ın dost çevresi de oldukça geniş. Farklı kesimlerden insanlarla kurduğu sıcak iletişim, onun toplum içerisinde neden sevilen ve saygı duyulan bir isim olduğunu ortaya koyuyor.
Remzi Işık, dostlarını yalnızca kalabalık günlerde değil, hayatın her anında hatırlayan; vefayı sözde bırakmayıp davranışlarıyla gösteren bir anlayışa sahip.
Ailesiyle Barışık, Çevresiyle Barışık, Kendisiyle Barışık
İnsanın çevresiyle kurduğu ilişkinin temelinde önce kendisiyle kurduğu bağ vardır.
Remzi Işık’ın yaşamındaki en belirgin özelliklerden biri de kendisiyle barışık olması. Hayata pozitif bakması, insanlara güven duyması, karşısındaki kişiyi dinlemesi ve olaylara mümkün olduğunca yapıcı yaklaşması, onu farklı kılan özelliklerin başında geliyor.
Ailesine verdiği değer ise bu kişiliğinin en önemli tamamlayıcılarından biri. Aile bağlarını güçlü tutan, sevdiklerinin mutluluğunu kendi mutluluğu bilen Işık, aile sıcaklığını sosyal hayatına da taşıyor.
Bu yönüyle Remzi Işık, yalnızca çevresinde dostları bulunan bir insan değil; dostlukları yaşatan, kardeşlik duygusunu büyüten ve vefayı hayatının merkezinde tutan bir gönül insanı olarak öne çıkıyor.
Vefa Onun İçin Bir Söz Değil, Yaşam Biçimi
Günümüzde insanların birbirini daha çabuk unuttuğu, dostlukların çoğu zaman çıkar ilişkilerine dönüştüğü bir dönemde vefanın değeri çok daha fazla önem taşıyor.
Remzi Işık ise vefanın hâlâ yaşatılabileceğini gösteren isimlerden biri.
Geçmişte birlikte yol yürüdüğü insanları unutmayan, dostlarının sevincini kendi sevinci, üzüntüsünü kendi üzüntüsü kabul eden Işık, “iyi günde herkes yanında olur, önemli olan zor günde dost olabilmektir” anlayışını hayatına yansıtıyor.
Onun dostluk anlayışında hesap yok, gösteriş yok, yapaylık yok. Samimiyet var, güven var, gönül bağı var.
Gönül Kazanmanın Adresi
Remzi Işık’ı tanıyanların ortak buluştuğu nokta ise onun doğal ve içten kişiliği.
Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi yaşayan Işık; insanlarla iletişim kurarken mesafeleri azaltan, bulunduğu ortama sıcaklık katan bir karaktere sahip.
Belki de onu anlatmanın en güzel yolu, “insan biriktiren adam” demek…
Çünkü hayatın sonunda geriye kalan; makamlar, unvanlar ya da maddi kazanımlar değil, insanların gönlünde bıraktığımız izlerdir.
Remzi Işık da yıllar içerisinde kurduğu dostluklarla, gösterdiği vefayla, insanlara verdiği değerle ve kardeşlik duygusuyla gönüllerde güzel izler bırakmayı başaran isimlerden biri.
Sevginin olduğu yerde dostluk, dostluğun olduğu yerde vefa, vefanın olduğu yerde ise kardeşlik vardır.
Remzi Işık’ın hayatında bu üç değer birbirinden ayrılmıyor.
Bu nedenle onu tanıyanlar için Remzi Işık yalnızca bir dost değil; zor günde güvenilecek bir arkadaş, iyi günde sevince ortak olacak bir kardeş ve gönül kapısı her zaman açık bir güzel insan olarak anılıyor.
İyi insanların çoğalması, dostluğun ve vefanın yaşatılması dileğiyle… Remzi Işık, sevginin, dostluğun ve kardeşliğin adresi olmaya devam ediyor.