"EKONOMİK ÖNCELİKLERİMİZ, ÜRETİCİMİZ VE TOPRAĞIMIZ OLMALI":

Okunma: 53574
Sultangazi 15 Ocak 2026 15:34
Videoyu Aç "EKONOMİK ÖNCELİKLERİMİZ, ÜRETİCİMİZ VE TOPRAĞIMIZ OLMALI":
A
a

YAŞAM GAZETESİ SORUMLUSU HAYDAR SÜRGEÇ, YENİ YÜZYIL PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MURAT KÖPRÜCÜ İLE KONUŞTU

Haydar Sürgeç (Yaşam Gazetesi Sorumlusu): Sayın Köprücü, öncelikle vakit ayırdığınız için Yaşam Gazetesi ve okurlarımız adına teşekkür ederim. Yakın zamanda geçirdiğiniz sağlık sorunu nedeniyle de geçmiş olsun dileklerimizi iletmek isterim. Bugün sizden, Türkiye'nin gündemindeki kritik bir konuyu, üretim ekonomisinin geleceğini konuşmak istiyorum. Ekonomi yönetimi 2026'ya "istikrar" vurgusuyla giriyor, enflasyon düşüyor. Ancak bir yandan da reel sektörden, özellikle de KOBİ'lerden, çiftçilerden zorluk sesleri yükseliyor. Sizce ülkemizin üretim temelli ekonomisi, bu istikrar ortamını nasıl değerlendirecek? Finansal analizleriniz ışığında, tarım, hayvancılık ve sanayi üreticilerimiz için 2026 nasıl bir yıl olacak?
 
Murat Köprücü (Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkan Yardımcısı): Teşekkür ederim Haydar Bey. Sağlığım düzeldi, görüşmek güzel. Sorunuzun özünde çok önemli bir ayrım var: Makroekonomik tablo ile mikroekonomik gerçeklerin çatışması. Evet, enflasyon yüksekten düşüyor ve 2026'da %18 seviyelerini hedefliyoruz. Ancak sizin de vurguladığınız gibi, bu düşüş büyük ölçüde iç talebin, yani halkın ve işletmelerin harcamalarının sıkı para politikalarıyla baskılanması sonucu elde edildi. Bu durumda ortaya çıkan istikrar, üreticimiz için bir "bekleme odası", hatta "nefessiz kalma" riski yaratıyor. 2026, bu riski fırsata çevirmek veya derinleştirmek arasındaki yol ayrımı olacak. KOBİ'ler için temel sorun artık "nasıl büyürüm" değil, maalesef "nasıl hayatta kalırım"a dönüşmüş durumda.
 
Haydar Sürgeç: Bu tespitiniz çarpıcı. Özellikle tarım ve hayvancılık gibi stratejik sektörlerde de bu "hayatta kalma" mücadelesi mi yaşanıyor? Bakanlığın 2026 bütçesinde önemli artışlar olduğu, 190 milyar TL yatırım ödeneği ayrıldığı açıklandı.
 
Murat Köprücü: Kesinlikle. Ancak burada da finansal analizin derinliğine inmemiz gerekiyor. Bütçe rakamları tek başına yeterli değil. Tarım Bakanı'mızın da ifade ettiği gibi, tarım artık bir milli güvenlik meselesidir. Fakat milli güvenlik, sadece bütçe tahsisiyle değil, stratejik yatırım ve jeopolitik farkındalıkla sağlanır. 2026 bütçesinin 122 milyar TL'lik kısmı sulama yatırımlarına ayrılmış. Bu, olumlu ancak geç kalınmış bir adım. Zira jeopolitik ve sosyolojik analizlerimiz bize gösteriyor ki, iklim değişikliği ve su kıtlığı, Ortadoğu ve Avrupa'daki istikrarsızlıklardan daha yakın ve somut bir tehdit. Tarım topraklarımızın sadece %17'si modern sulamaya sahip. Bu yatırımlar hızla hayata geçmezse, sadece verim değil, kırsalda sosyal dokumuz da eriyecek. Genç nüfus tarımdan uzaklaşmaya devam edecek. Çözüm, sadece parsel bazlı sigorta veya prim desteği değil, genç çiftçileri toprak sahibi yapacak, dijital tarım girişimlerini finanse edecek köklü bir tarım reformudur.
 
Haydar Sürgeç: Tarımda gıda güvenliği ve denetim boyutu da var. Bakanlık, yıllık 21 milyon analiz yaparak dünya standartlarının üzerinde bir denetimden bahsediyor. Bu, üretici ve tüketici güveni açısından nasıl değerlendiriliyor?
 
Murat Köprücü: Bu rakam gerçekten etkileyici ve gıda arz güvenliğimiz açısından sevindirici. Ancak finansal analiz, maliyet-fayda dengesini de sorgular. Yılda 21 milyon analiz, muazzam bir operasyonel maliyet demek. Amacımız, bu denetim yükünü azaltacak şekilde üreticiyi eğitmek ve sistemi önleyici hale getirmek olmalı. Risk esaslı denetim iyi bir model, ancak bir adım ötesi, "İyi Tarım Uygulamaları"nı benimseyen, dijital izlenebilirliği sağlayan çiftçilere çok daha düşük faizli kredi ve vergi avantajları sunmaktır. Böylece hem denetim maliyeti düşer, hem de üreticimiz daha rekabetçi ve güvenilir hale gelir. Bu, hem sosyolojik güveni artırır hem de ihracat gelirlerimizi katlar.
 
Haydar Sürgeç: Sanayiye, özellikle KOBİ'lere gelelim. Bankalar Birliği, 2026 için "seçici büyüme" ve "sürdürülebilir karlılık" stratejisinden bahsediyor. Bu seçicilik, sanayicimiz için ne anlama geliyor?
 
Murat Köprücü: "Seçici büyüme", bankaların risk yönetimi açısından anlaşılır bir yaklaşım. Ancak devletin politikası "seçici destek" olmalıdır. Bankalar enerji, ihracat, lojistik gibi alanları seçebilir. Devlet ise savunma sanayinin tedarik zincirini güçlendirecek, jeopolitik gerilimler karşısında bizi kırılgan kılacak ithalata bağımlılığı kıracak KOBİ'lere odaklanmalı. Örneğin, bir traktör parçası veya gıda işleme makinası üreten KOBİ, stratejik öneme sahiptir. Bu firmalara, sadece düşük faiz değil, Ar-Ge vergi indirimi, nitelikli işçi istihdam desteği ve devlet alımlarında öncelik sağlanmalı. Mevcut durumda, ticari kredi faizlerinin %55-65 bandında olduğu bir ortamda, hiçbir KOBİ uzun vadeli yatırım planı yapamaz. 2026'nın finansal hedefi, KOBİ'lerin bilançolarını güçlendirmek ve onları nakit akışı krizinden çıkarmak olmalı.
 
Haydar Sürgeç: Tüm bu sektörler için ortak bir damar: eğitim. Ziraat fakültelerindeki öğrenci kalitesinden endişe ediliyor. Mesleki eğitimde durum nedir?
 
Murat Köprücü: Kritik bir noktaya değindiniz. Sosyolojik dönüşümün anahtarı eğitimdir. Ziraat fakültelerinde kontenjan doluluğu değil, mezunların tarımda kalma oranı önemlidir. Aynı şekilde, organize sanayi bölgelerindeki meslek liseleri ile üniversiteler arasında kopukluk var. Çözüm, "üretici-okul-devlet" üçgenini kuracak bir modeldedir. Örneğin, modern sulama sistemleri kursuna katılan çiftçiye ek destek, dijital tarım sertifikası alan gence hibe kredi verilmeli. Savunma sanayi tedarikçisi bir firma, bünyesinde staj yapan mühendis adayının eğitim masrafını vergiden düşebilmeli. Dünya Bankası'nın da vurguladığı gibi, işgücü piyasasına erişimi ve becerileri artırmak, kapsayıcı büyümenin temelidir.
 
Haydar Sürgeç: Son olarak, tüm bu analizlerinizi özetleyen bir 2026 öngörüsü alabilir miyiz? Üreticimiz için umut var mı?
 
Murat Köprücü: 2026, Türkiye için bir "verimlilik ve direnç" yılı olmak zorundadır. Umut, politikalardadır. Tarımda, sulama yatırımları hızla tamamlanıp verime dönüşürse, hayvancılık destekleri sürdürülebilir üretim modellerine yönlendirilirse, umut vardır. Sanayide, faiz baskısı makul seviyelere çekilip, KOBİ'lere özel "yatırım ve istihdam" paketleri açıklanırsa, umut vardır. Eğitimde, diplomalardan ziyade beceriler ödüllendirilirse, umut vardır. Jeopolitik fırtınalara rağmen, ekonomimizin temeli olan üreticiyi ve toprağı koruyup güçlendirebilirsek, 2026 sadece istikrarı değil, güveni ve refahı da getirebilir. Aksi halde, rakamlarla gösterilen istikrar, toplumsal ve ekonomik gerilimleri ötelemekten öteye geçemez.
 
Haydar Sürgeç: Değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederiz Sayın Köprücü. Yaşam Gazetesi okurlarına önemli bir perspektif sundunuz.
 
Murat Köprücü: Ben teşekkür ederim. Üreten Türkiye'nin sesi olmaya devam edeceğiz.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat