Sultangazi’de Bir Yönetim Tarzı: Abdurrahman Dursun

Kategori: Genel - Tarih: 4 Eylül 2026 14:28
Sultangazi’de Bir Yönetim Tarzı: Abdurrahman Dursun

Sultangazi’de belediye başkanlığı denildiğinde artık yalnızca yapılan yolları, parkları, kültür merkezlerini ya da hayata geçirilen projeleri konuşmak yetmiyor. Çünkü bir şehri yönetmek, yalnızca taş üstüne taş koymak değil; insanla bağ kurmak, kentin ruhunu anlamak ve geleceğe dair güçlü bir hikâye ortaya koyabilmek demek.

İşte tam da bu noktada Sultangazi Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, kendine özgü yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
 
Dursun’un belediye başkanlığı dönemine bakıldığında göze çarpan en önemli özelliklerden biri, hizmeti yalnızca fiziki yatırımlardan ibaret görmemesi. Onun belediyecilik anlayışında şehir; binalardan, caddelerden ve meydanlardan çok daha fazlası. Şehir, içinde yaşayan insanlarla anlam kazanıyor.
 
Bu nedenle Abdurrahman Dursun’un Sultangazi’de oluşturduğu yönetim anlayışının merkezinde insan bulunuyor.
 
Başkanlıktan Önce İnsan Olmak
 
Bir belediye başkanını başarılı kılan yalnızca makamının gücü değildir. Asıl mesele, o makamın ağırlığını nasıl taşıdığıdır.
 
Abdurrahman Dursun’un en çok öne çıkan yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Sakin, ölçülü ve insan ilişkilerine önem veren tavrı, onu yalnızca belediye başkanı kimliğiyle değil, vatandaşın karşısında ulaşılabilir bir yönetici olarak da öne çıkarıyor.
 
Sultangazi’nin farklı mahallelerinde, farklı kesimleriyle kurduğu temas; belediye yönetiminin yalnızca makam odasından yürütülemeyeceğinin de göstergesi.
 
Çünkü Dursun, şehri masa başından değil, sahadan okumayı tercih eden bir belediye başkanı görüntüsü veriyor.
 
Sultangazi’nin Geleceğine Yatırım
 
Sultangazi bugün İstanbul’un genç, dinamik ve sürekli büyüyen ilçelerinden biri.
 
Böylesine hızlı değişen bir ilçede belediye başkanlığı yapmak kolay değil. Artan nüfus, gençlerin beklentileri, kadınların sosyal hayata katılımı, çocuklara yönelik ihtiyaçlar, kültür-sanat faaliyetleri, spor alanları ve sosyal belediyecilik gibi birçok başlık aynı anda yönetilmeyi gerektiriyor.
 
Abdurrahman Dursun’un döneminde kültür merkezlerinden gençlik ve kadın çalışmalarına, çocuklara yönelik hizmetlerden spor ve sosyal yaşam alanlarına kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütülmesi, onun belediyeciliğe yalnızca bugünün ihtiyaçları açısından bakmadığını ortaya koyuyor.
 
Dursun’un asıl hedefi, Sultangazi’yi yalnızca büyüyen değil, yaşam kalitesi yükselen bir ilçe haline getirmek.
 
Bu anlayış, yapılan yatırımların niteliğinde de kendisini gösteriyor.
 
Mahalle Mahalle Sultangazi
 
Sultangazi 15 mahalleden oluşan büyük bir ilçe.
 
Her mahallenin kendine özgü sorunları, beklentileri ve öncelikleri var. Bu nedenle bütün ilçeye aynı pencereden bakmak yerine mahallelerin ihtiyaçlarını ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor.
 
Abdurrahman Dursun’un yönetim anlayışında mahallelerin tamamını kucaklayan bir hizmet perspektifi öne çıkıyor.
 
Bir bölgede ulaşım, başka bir bölgede sosyal alan, diğerinde eğitim, kültür veya spor ihtiyacı bulunabilir. Belediyeciliğin başarısı da tam olarak burada başlıyor: İhtiyacı doğru görmek ve doğru zamanda müdahale etmek.
 
Dursun’un Sultangazi’deki çalışmalarında bu yaklaşımın izlerini görmek mümkün.
 
Sessiz Çalışmanın Gücü
 
Günümüz siyasetinde görünür olmak çoğu zaman yapılan iş kadar önemli hale geldi. Ancak Abdurrahman Dursun’un siyasi ve yönetsel profilinde farklı bir taraf bulunuyor.
 
O, zaman zaman yüksek sesli söylemlerden çok, yapılan işlerin konuşmasını tercih eden bir anlayış sergiliyor.
 
Bu durum, belediye başkanlığı makamının gerektirdiği temsil gücüyle birleştiğinde ortaya kendine özgü bir profil çıkarıyor:
 
Gösterişten çok hizmeti, polemikten çok çalışmayı, makamdan çok sahayı önemseyen bir belediye başkanı.
 
Sultangazi’nin Abdurrahman Dursun İmzası
 
Başkan Dursun’u farklı kılan belki de en önemli özellik, Sultangazi’yi sadece yönetilecek bir ilçe olarak değil, geleceği birlikte kurulacak bir şehir olarak görmesi.
 
Çocukların daha güzel parklarda büyümesi, gençlerin kendilerini geliştirebileceği alanlara sahip olması, kadınların sosyal yaşamın içerisinde daha güçlü yer alması, kültür ve sanat faaliyetlerinin yaygınlaşması ve vatandaşın belediyeye daha kolay ulaşabilmesi…
 
Bütün bunlar bir araya geldiğinde belediyecilik yalnızca hizmet üretmekten çıkar, bir şehir kültürü oluşturma işine dönüşür.
 
Abdurrahman Dursun’un Sultangazi’deki en büyük başarısı da belki burada yatıyor.
 
Çünkü bazı belediye başkanları dönemleriyle, bazıları projeleriyle, bazıları ise şehirde oluşturdukları değişim duygusuyla hatırlanır.
 
Abdurrahman Dursun ise Sultangazi’de “Bu şehir daha iyisini hak ediyor” anlayışını yönetim biçiminin merkezine koyan bir isim olarak öne çıkıyor.
 
Sultangazi büyüyor.
 
Sultangazi değişiyor.
 
Ve bu değişimin içerisinde, sakinliği, çalışkanlığı, insan odaklı yaklaşımı ve şehir vizyonuyla Abdurrahman Dursun’un imzası her geçen gün daha belirgin hale geliyor.
 
Bugün Sultangazi’de belediyecilik üzerine konuşulurken Abdurrahman Dursun’un adının öne çıkmasının nedeni yalnızca makamı değil; makamın sorumluluğunu taşıma biçimi.
 
Bir başka ifadeyle;
 
Abdurrahman Dursun, Sultangazi’de başkanlık yapmaktan öte, Sultangazi’nin geleceğine yön vermeye çalışan bir şehir yöneticisi olarak dikkat çekiyor.
 

https://www.yasamgazetesi.net/haberprint/sultangazi-de-bir-yonetim-tarzi--abdurrahman-dursun-317067.html